Fotoğraf Evi
 
Arabesk
Sergi Açılış Tarihi: 31 Mart 2007
Sergi Güncel Sergi Etkinlik

Belgesel ve haber fotoğrafçısı Haluk Çobanoğlu’nun, dokuz yıldan beri sürdürdüğü belgesel fotoğraf projesi ‘Arabesk’, 31 Mart – 27 Nisan tarihleri arasında Fotografevi Koç Allianz Galerisi’nde sergileniyor. ‘Arabesk’ çalışmasının kitabı ise aynı adla Fotografevi Yayınları tarafından yayınlanıyor. 

Fransızca kökenli “arabesk” kelimesi, “Musikide Arap stiline benzetilmiş, iç içe geçen nağmelerle yapılmış parça” anlamına geliyor. Ancak bizim için Arabesk bundan çok daha fazlası: 1960’lardan bu yana kuşakları etkileyen bir müzik, hatta bir yaşam tarzı…

Günümüzde adı, besteci ve icracıları tarafından bile “fantezi müzik” olarak anılır olsa da, arabesk hâlâ hayatımızda. Kitlelerin sevdiği, seçkinlerin ise kıyasıya eleştirdiği Arabesk yakın tarihimizin ayrılmaz bir parçası. Ne yakın tarihimiz Arabesk’siz düşünülebilir ve anlatılabilir, ne de Arabesk yakın tarihimiz hesaba katılmadan sağlıklı biçimde değerlendirilebilir.

Arabeskin ilk tohumları Cumhuriyet döneminin başlarındaki kraldan da kralcı müzik reformu sırasında atıldı. Radyoda “alaturka”nın yasaklanması, İstanbul Konservatuarı’nın Doğu Şubesi’nin kapatılması; seçkinlerin öngördüğünün aksine eskiye yönelik talebi azaltmadı. 

Bu yüzden de şarkılı Mısır filmleri, bu yakın geçmişin Osmanlı vilayetinden gelen sedalarıyla, ninelerimizle dedelerimizin kulaklarında taht kurdu. 1960’larda ise bu filmlerin bayrağını Yeşilçam devraldı. 1970’lerde şehirli aydınların “minibüs müziği” dediği bir türe kapılarını açtı ve taze kanıyla canlandırdığı sinemanın tahtına, televizyonun yenilgisine uğradığı 80’li yıllara dek oturdu.


1970’lerde kişisel isyanları dile getiren Arabesk, 1980’lerde palazlanan müzik endüstrisine ayak uydurarak uysallaşma yoluna girdi, yasaklı olduğu televizyonla barışması için “acısız arabesk” formülü uyduruldu. Gecekondular apartmanlara, 70’lerin işçi ya da hizmetlileri küçük ve orta ölçekli sermayedarlara dönüşürken, Arabesk de salt varoşlarda, köylerde değil, en “nezih” mekânlarda da çalınır ve aranır oldu. 1990’larda Arabesk adı unut(tur)uldu, artık radyolarımızda, gece mekanlarinda “fantezi müzik” çalınıyor. 

Arabesk’i anlamaya ve anlatmaya çalışırken, toplumbilimci Adorno’nun, “Her müzik türü, toplumun bütününde var olan çelişkilerin ve gerginliklerin izini taşır” sözü bu fotoğraf projesi için anahtar nitelik taşıyor. Fotoğrafçı Haluk Çobanoğlu, dokuz yıldır sürdürdüğü fotoğraf projesi Arabesk’te böyle bir açıdan bakıp bir coğrafyanın, bir ülkenin sesli ve sansür edilemeyen tarihi mirası olduğunu kabul ediyor; Arabesk’in dünyasında yitip gidenin, kalıcı olanın ve değişenin izini sürmeye çalışıyor. 

Ünlü bir Arabesk müzik prodüktörü, Türkçe yapılan her müzikte arabesk unsurlar olduğunu söylüyor. Bizim de onsuz yapamadığımız ortada. Her yıl seçkin bir üniversitemizde düzenlenen arabesk konserlerinin başlığı da bu konuyu özetliyor: “İtiraf ediyoruz, biz bu şarkıları seviyoruz”

< Geri Dön
 
web tasarım